aile katılımı pizza yapımı

aile katılımı pizza yapımı












aile katılımı etkinliğinde sınıfa gelen annemiz pizza yaptı. çocukların çok hoşuna gitti o kadar hoşlandılarki ben fotoğrafını çekemeden bitirdiler.
çocukta yanlış davranışı düzeltmek için

çocukta yanlış davranışı düzeltmek için

Yanlış bir davranışı zayıflatmanın bir kaç yolu vardır. Bunlar;

Tamamen görmemezlik / duymamazlıktan gelmek;

Çocuğunuz sürekli uyumsuzluk içinde ise aldırmayın. Yanlış davranışa devam ettiği sürece ilgilenmeyin. Davranış düzeldiği an yani olumlu davranışlar gösterdiğinde kendisine dönüp bakın ve ilgilenin.

Önceleri, çocuk kuvvet denemesi yaparken, sizden tepki almadıkça ilgi çekebilmek için olumsuz davranışını üst seviyeye çıkarabilir ama siz aynı tutumla ve tutarlılıkla devam edince hedefine ulaşamadığını görecektir. İlginizin sadece olumlu davranışlara olduğunu öğrendikçe de olumsuz ilgi çekmeye çalışmanın boşa çabalamak olacağını öğrenecektir.

Çocuğa ceza süresi tanımak;

Bu da olumsuz davranışının cezası olarak çocuğu tüm oyun haklarından alıkoymaktır. Ceza süresi tanımak, çocuğun sırtı herkese ve her şeye çevrili şekilde köşeye oturtmak olabilir. Bu tip cezalar genellikle çocuk kontrol dışı davranışta bulunmaya başladığında verilmelidir. Örneğin eğer 3 yaşındaki çocuğunuz kontrol dışına çıktıysa, çocuğu oyuncaklar ve oyunun olduğu ortamdan uzaklaştırmalı, sonrada çocuktan ağlaması ve huysuzluğu geçene kadar burada kalması istenmeli ya da çocuk sessizleşmişse bile bir kaç dakika burada durması gerektiğini çocuğa açıklanmalı.

Bunu yaparken de en az sözcük kullanımına özen göstermeli. Örneğin sadece "Hayır, kitaplığa tırmanamazsın" deyip, süre cezası verilecek köşeye ve ya alana götürülmeli.

Davranışı zayıflatmak için davranışın hemen ardından uygulanan ceza en etkin cezadır.

Vurmak ve / veya azarlamak yanlış bir tepki olur. Davranışı o anlık durdurabilse bile süre bakımından kalıcı değildir ve (yalan, küfür v.s. gibi) başka kötü davranışların doğumuna yol açabilir. Ceza çocuğu cezalandırıcı, insandan uzaklaştırıcı ya da dikkate almayıcı sonuçlar doğurur. Aynı zamanda başka insanlara karşı saldırgan ve arsız, saygısız hale getirir.

Çocuğun kötü davranışının önüne geçebilmek için en iyi ve kalıcı yöntem gözlemdir. Kötü davranış oluşmadan hissedip iyi davranışa yönlendirmekle iyi davranışın sürekliliğini güçlendirir.


Çocuğun boyama kitabına boya yapmasını, deftere yazmasını ve birini diğerine karıştırmamasını öğretmek gibi. Boya için uygun ortam sağlanırsa ve çocuk yönlendirilirse, duvar boyamak gibi olaylarla karşılaşmazsınız.

Çocuğunuzu iyi davranıştayken yakalayıp cesaretlendirici davranış gösterin.

Örneğin oyuncakları toplamaya yardım edişini abartısız bir övgüyle karşılayın, destekleyin(örneğin; oyuncaklarını ben söylemeden toplamışsın teşekkür ederi gibi…). Eğer çocuğunuzun yiyeceğini fırlatmasının önüne geçmek istiyorsanız ya yiyeceği attığında cezalandırın ya da düzenli yemek yerken övgüde bulunun. Böylece, eğer yönlendirme şekliniz iyi seçilirse, çocuğunuz daha az kontrolün gerekerek, daha düzgün yemeğini yiyiyor olacak. Örneğin yiyeceğini sağa sola daha az dökerek zamanla sorunsuz yemek yiyiyor olacaktır.

anne ve baba bağırması

anne ve baba bağırması

ANNE-BABANIN BAĞIRMASI ÇOCUKLARI NASIL ETKİLER?


Pek çok anne-baba çocuklarına bağırmanın onlara zarar verip vermeyeceğini merak eder. Bu aileden aileye, çocuktan çocuğa ve söylenen sözlere göre değişir.
Ancak genel olarak bağırma çocuğun kendisiyle ilgili duygularına zarar veriyorsa veya oynama ya da öğrenmeyi beceremediği konusunda kaygı ya da endişe duymasına neden oluyorsa son derece zararlı olabilir.
Dolayısıyla, çocuğunuza ne sıklıkla bağırdığınız, ne söylediğiniz ve çocuğunuzun yaşamında olan diğer şeyler hakkında düşünmeniz çok önemlidir.

ÇOCUKLARIN İHTİYAÇLARI
Çocuklar:
Sevilmeye
Kendilerini güvende hissetmeye
Değerli olduklarını hissetmeye
Sınırların koyulması ve öğretilmesine
Bazı konularda başarılı olabileceklerini hissetmeye
Katkıda bulunabileceklerini ve yardımcı olabileceklerini hissetmeye
Yeni şeyleri keşfetme ve deneme fırsatlarına sahip olmaya ihtiyaç duyarlar.
Bu ihtiyaçlarından herhangi birini tehdit edecek ve tehlikeye düşürecek şekilde konuşmak duygusal gelişimlerine zarar verebilir.

AİLE ORTAMI
Bazı aileler yüksek sesle konuşurlar. Yüksek sesle konuşmak ailenin genel tarzıdır ve bu ortamda yetişen çocuklar da gürültüye alışık olurlar ve bundan zarar görme olasılıkları düşüktür (bağırma aşağılayıcı veya korkutucu olmadığı sürece).
Ancak bu çocuklar yumuşak ve alçak sesle verilen talimatları yerine getirmeyi öğrenmedikleri için okul yaşamında zorlanabilirler.
Anne-baba kızdıkları zaman birbirlerine bağırırlarsa, çocuk anne ve babanın öfkesini hisseder ve bu onu korkutabilir. Özellikle öfkeli anne-babadan biri çocuğu terk eder veya çocuğa kızarsa, çocuk, bakımı konusunda muhtaç olduğu kişilerin yanında artık kendini güvende hissetmeyebilir.
Anne ya da babanın çocuğun önünde diğerini sık sık eleştirmesi çocuğun güvenlik duygusunu ve kendine güven duygusunu zedeler, çünkü çocuk için diğer ebeveyn de onların bir parçasıdır.
Aile sürekli bağırıyor ve “üstünlüğü” ele geçirmek için sürekli konuşuyorsa, çocuklar iyi bir dinleyci olmayı ve başkalarına konuşma şansı vermeyi öğrenemeyebilirler.
ÇOCUĞUN ÖZELLİKLERİ
Her çocuğun gürültü ve bağırma ile baş etme kabiliyeti birbirinden farklıdır.
Bazı çocuklar çok farkında değilmiş gibi gözükürken, bazıları da yüksek ses duyduklarında gerçekten ürker ve altüst olurlar.
Bebekler ve küçük çocukların çoğu bağırılmasından ve özellikle de bağıran, kalın erkek seslerinden korkarlar.
Çocuğun tepkilerinin gözlenmesi ve çocuğu korkutan ya da kendini güvenlik içinde hissetmesine engel olan davranışlara son vermek gereklidir.
NE SÖYLEDİĞİNİZ
Bağrışmalara eşlik eden gürültü ve öfkeli duygular arasında bazen çocukları en fazla etkileyen söylenen şeylerdir.
Çocuğun öz saygısını herhangi bir şekilde düzenli olarak zedeleyen her şey çocuğa zarar verir.
Bazen anne-babalar özellikle de baskı altındayken gerginliklerini ifade edecek bir şeyler söylemek ihtiyacı duyarlar.
Söylediğiniz şeyin çocuğa zarar vermemesi için, duygularınızı açığa vurmak için ne söyleyeceğinizi önceden düşünmeniz yararlı olabilir. Örneğin “bugün çok kötü bir gün geçirdim ve biraz mola vermem lazım” demek çocuğa “seni küçük ..... sürekli günümü mahvediyorsun” demekten çok daha az zarar verir.
Çocuklar ve özellikle de küçük çocuklar kendilerini anne-babalarının kendileri hakkındaki görüşlerine göre yargılarlar, dolayısıyla çocuğun kişiliğini eleştiren veya başkaları ile olumsuz biçimde kıyaslayan sözler çocuğa zarar verecektir.
Çocuğun güvenlik duygusunu tehdit eden sözler de zararlıdır.
ÇOCUKLARA SÖYLENEN VE ZARAR VERİCİ BAZI SÖZLER
Tehditler – “Bir daha bunu yaparsan seni terk ederim...”
Çocuk olmasaydı yaşamın daha iyi olacağını belirten sözler – “Çocukların masrafları olmasaydı arabayı değiştirebilirdik...”, “Artık sana tahammül edemiyorum...”
Kıyaslama – “Neden kız kardeşin gibi derli toplu olamıyorsun?..”
Etiketleme –“Sen... dağınıksın, tembelsin, aptalsın, yaramazsın, baş belasısın, beceriksizsin, şişmansın, utangaçsın, umutsuz vakasın...”
Suçlama – “Beni hasta ediyorsun, yoruyorsun, üzüyorsun...”, “Başımı ağrıttın, midemi ağrıttın..”
Aşağılama – “Bırak ben yapayım, sen çok ağırsın...”
Cesaretini kırma – “Neden her zaman bunu yanlış yapıyorsun?”.

İLK ANDA NE YAPMALISINIZ?
Bağırmak çocuk çizgiyi aşmadan önce yeterince sınır koyamamak ve artık bunu yapmak için çok geç olması ve durumun kontrolden çıkmasından kaynaklanabilir.
Olan biteni bu çizgiye ulaşmadan önce durdurmanız gerektiğini anlamanız önemli.
Bunun olmaya başladığını fark ettiğiniz anda siz de, çocuk da ne yapıyor olursanız olun, bunu hemen bırakmanız ve ortamı değiştirecek bir şey yapmanız lazım.

Örneğin:
Herkesin oturması ve bir şey içmesi.
Bir video izlemek.
Sevdiği bir öyküyü okumak ya da kasetten dinlemek.
Sevdiği, çok heyecan verici olmayan bir oyun oynamak.
Dışarı çıkıp, biraz yürüyüş yapmak.

ANNE-BABALARIN YAPABİLECEĞİ DİĞER ŞEYLER
Arada sırada söylediğiniz zarar verici sözleri telafi etmek için, çocuklarınıza onları sevdiğinizi ve onlarla gurur duyduğunuzu sık sık gösterin.
Çocuklara hata yapmanın öğrenmek için önemli olduğunu anlatın.
Çocukların denemesine izin verin.
Yardımının sizin için değerli olduğunu anlamasını sağlayın.
Doğal olarak yüksek sesle konuşan ve bağıran biriyseniz, çocuklarınıza bunun sizin konuşma tarzınız olduğunu ve onlara kızgın olmadığınızı anlatın.
Eşinize kızdıysanız, bunu çocuklarınızdan uzak bir yerde çözümlemeye gayret edin.
Çocuklara kızdıysanız bunu onlara söylemeden önce birkaç dakika ya da sakince söyleyebilmek için ihtiyaç duyduğunuz süre boyunca bekleyin, bir bardak çay için, biraz müzik dinleyin ya da yürüyüşe çıkın, sizi ne sakinleştiriyorsa onu yapın.
Bağırırsanız, çocuklara zarar verecek veya onları sindirip, korkutacak sözler söylemeyin.
Siz sık sık bağırıyorsanız, çocuklarınız da bağıracaktır. Bunu sizinle alay etmek için değil, sizi örnek aldıkları için yaparlar.
Suçlamak veya tehdit etmek yerine olmasını istediğiniz şeyi söyleyin. Örneğin “oyuncaklarını toplamama yardım etmeni istiyorum”.
Kendinizi dinleyin –ne dediğinizi ve nasıl söylediğinizi-.
Arada sırada yaptığınız şeylerin değil, çoğunlukla yaptığınız şeylerin çocuklara zarar verdiğini unutmayın. Çocuğunuzla ilişkiniz çoğunlukla iyiyse, önemli ve belirleyici olan bu olacaktır.

anne babalara pratik öneriler

anne babalara pratik öneriler

Anne-babaların kolaylıkla yapabileceği 8 süper şey!

1. Doğdukları günden itibaren çocuklarınızla bol bol konuşun.
2. Onlara sarılın, kucaklayın ve ihtiyaçlarına yanıt verin.
3. Çocuklarınız sizinle konuştuğunda onları dikkatle dinleyin.
4. Çocuğunuza her gün kitap okuyun. Onunla bol bol oynayın ve şarkılar söyleyin.
5. "Hayır" ve "yapma" dediğiniz kadar "Evet", "Haklısın ve "seni seviyorum" deyin.
6. Nerede olurlarsa olsunlar, güvenli, düzenli ve tahmin edilebilir bir ortam sunun.
7. Davranışlarına sınırlar koyun ve sertlikle değil, sakin ve yumuşak bir şekilde disipline edin.
8.Ne yapmaması gerektiğini değil ne yapması gerektiğini söyleyin.

60-72 aylık çocukların gelişimsel özellikleri

60-72 aylık çocukların gelişimsel özellikleri

Anne babalar bazen çocuklarından yaşının üzerinde davranış ve beceri bekler bazen de tam tersi yaşının çok altında davranırlar. Bu problemin en önemli sebebi çocuklarının yaşlarına uygun davranışların neler olduğunu bilmemeleridir.

İşte aşağıdaki liste 6 yaşında çocuğu olan anne ve babalara yardımcı olabilir.

PSiKOMOTOR GELŞİM

• Denge tahtasında ileri - geri ve yan yan yürür.

• Başlama ve durma komutlarına uyarak tempolu yürür.

• Yardımla sekerek yürür.

• Topuk ve ayakucunda geri geri yürür.

• Parmak ucunda koflar.

• Yaklaşık 30 cm yükseklikten atlar.

• Ritmik olarak seker.

• Tek ayak üzerinde 8 -10 sn durur.

• Düşmeden 10 kez öne doğru çift ayak sıçrar.

• Koşarken yerden bir şey alır.

• Kendi başına ip atlar.

• Yardımsız bisiklete biner.

• Kendi bedeni etrafında döner.

• Ayak değiştirerek merdiven iner ve ç›kar.

• Ritmik hareketleri yapar.

• Topu yakalayabilmek için ellerinden çok kollarını kullanır.

• Orta büyüklükteki topu yerde birden fazla sıçratır.

• 1 m yukarı atılan topu yakalar.

• Kendine doğru zıplatılan topu yakalar.

• Topu 3 m uzaktaki hedefe doğru atar.

• Kâğıt üzerine çizilmiş basit şekilleri keser.

• Atma ve tutma davranışlarını gerektiren etkinliklere katılır.

• Hamur gibi yumuşak malzemeleri kullanarak 2–3 parçadan oluşan şekiller yapar ve bunlardan bir kompozisyon oluşturur.

• Baskı ve yapıştırma işlerini yapar.

• Yetişkin gibi kalem tutar.

• Model gösterildiğinde kâğıdı çapraz şekilde katlar.

• Modele bakarak daire, üçgen, kare ve dikdörtgen çizer.

• Yatay, dikey, eğri ve eğik çizgiler çizer ve bunlar›n kombinasyonlarını oluşturur.

• işaret parmağı ile diğer elinin parmaklarını sayar.

• ismini kopya eder.

• 1–5 arası rakamları kopya eder.

• Eksik insan resmini tamamlar.

SOSYAL- DUYGUSAL GELİŞİM

• Duygularını belli eder.

• Başkalarının duygularını anlar.

• Araç kullanarak yapı inşa oyunu oynar.

• Kurallı oyunların kuralına uyar.

• Bir oyunun kuralını başkasına açıklar.

• Aldığı sorumluluğu yerine getirir.

• Kendine güven duyar.

• Yeni ve alışılmamış durumlara uyum sağlar.

• Kendine bir amaç belirleyip davranışlarını ona göre yönlendirir.

• Arkadaş seçiminde kararlılık gösterir.

• Belli bir olayı, durumu canlandırır.

• Kendini ifade etmede özgün yollar kullanır.

• Kendi cinsiyetine uygun davranır.

• Haklarını korur.

DİL GELİŞİMİ

• Günlük deneyimlerini anlatır.

• Birbirini izleyen üç emir tümcesinde, istenileni sırası ile yerine getirir.

• Tekil ve çoğul ifadeleri birbirine dönüştürerek kullanır.

• Cümlelerinde özneye uygun fiil kullanır.

• Yeni ve bilmediği kelimelerin anlamını sorar.

• Bazı sözcüklerin eş ve karşıt anlamlarını bilir.

• “Ne zaman, neden, nasıl?” gibi soru sözcüklerini içeren soruları yanıtlar.

• “Bana tersini söyle” yönergesine doğru yanıt verir.

• Yer bildiren sözcükleri doğru ve yerinde kullanır.

• Cümlelerinde “çünkü daha sonra” gibi bağlaçlar kullanır.

• Birleşik cümleler kullanır.

• Basit şakalar yapar.

• Bazı soyut ifadeleri anlar.

• Evinin ve / veya anne-babasının telefon numarasını söyler.

BİLİŞSEL GELİŞİM

• Bedeninin tüm parçalarının isimlerini söyler.

• 10 – 25 parçalı yap- bozu tamamlar.

• iki üçgeni birleştirerek kare yapar.

• Aynı dokudaki 6 – 10 nesneyi eşleştirir.

• Aynı dokudaki 6 – 10 nesneyi gruplandırır.

• Nesneleri bir özelli¤ine göre gruplandırır.

• 1' den 10'a kadar olan nesne grupları ile rakamlar arasında ilişki kurar.

• 1' den 10'a kadar olan nesneleri kullanarak toplama ve çıkartma yapar.

• Yarım ve bütün olan nesneleri gösterir.

• 1' den 10'a kadar olan rakamları sıralar.

• Eşleştirme, ilişki kurma, gruplandırma ve sıralamayı nasıl yaptığını açıklar.

• Basit neden sonuç ilişkilerini açıklar.

• Kısa bir süre gösterilen bir resimdeki ayrıntıları hatırlar.

• Bir olaydan sonra ne olabileceğini tahmin eder.

• Nesneler arasındaki benzerlik ve farklılıkları ayırt eder ve söyler.

• Nesnelerin kendi içindeki konumunu birinci, ikinci şeklinde isimlendirir.

• “En az, en çok, birkaç” gibi miktar bildiren ifadeleri kullanır.

• Haftanın günlerini sırasıyla söyler.

• 20'ye kadar ritmik sayar.

• “Dün, bugün, yarın” ile ilgili konuşur.

• Beş harfi isimlendirir.

• Daha önce dinlediği öyküleri anlatır.

• Sorulan sorulara kendine özgü cevaplar verir.

• Yaşadığı yerin adresini söyler.

ÖZBAKIM BECERİLERİ

• Günlük işlerde sorumluluk alır ve yerine getirir.

• Yolda yardımsız yürür.

• Kendi kendine giyinir, soyunur.

• Giysilerinin düğmelerini çözer ilikler.

• Ayakkabılarını bağlar.

• Saçlarını tarar.

• Yemeğini kendi kendine yer.

• Yemek araç gereçlerini yetişkin gibi kullanır.

• Bıçak kullanır.

• Yemek tabaklarını ya da servis tepsisini taşır.

• Dişlerini fırçalar.

• Elini yüzünü yıkar kurular.

• Tuvalet gereksinimini kendi başına karşılar.

• Hava şartlarına uygun giysiler seçer.